hadi sofraya! yemekler hazir...

Autor: Özgül (Seite 28 von 67)

Portekiz usulü – Sucuklu Venüs Midyesi

Venus muschel-venüs midyesi

Bu tarifide yine J. B. Kerner‚in proğramından. Meşhur Alman ahçısı Kolja Kleeberg , Portekiz usulü ve yine Portekiz tenceresi olan Cataplana’da yapmıştı bu yemeği. Galiba tarife geçmeden evvel anlatmam gereken bir kaç nokta olucak. Ilk önce şunu yazayım, orijinal tarifte Portekiz-Ispanyol usulü sucuk kullanılıyor, bizler o tip sucukları kullanamadığımız için önce üzülmüştüm tarifi yapamıyacağıma, ama aklıma bizim kendi sucuklarımız geldi, hemen hemen içindeki malzemeler ayni yalnız kullanılan et cinsi değişik. Bende kendi sucuğumuzla yaptım bu yemeği. Ikinci anlatmak istediğim nokta, Cataplana: Cataplana aslında, Portekiz’de piknik yerlerinde çeşitli sebzelerle yapılan bir yemek çeşidi ve bu ismi sebzelerin pişirildiği tencereden almış. Bu tencere bir nevi Güvece benziyor bir tek farki toprak degilde bakırdan yapılmış. Hususiyeti, bütün malzemeler evde bu tencerenin içine konuyor, tencerenin kepçeleri iyice kapanıyor ve piknik yerinde ateş üzerinde pişiriliyor.

venüs muschel2-venüs midyesi2

Zeytinyağı
4 orta boy soğan
4 diş sarmısak
1 TK kırmızı toz biber
2 defne yaprağı
1orta boy chili biberi
1 kg Venus midyesi
1/2 halka Sucuk
4 Domates
250 ml Beyaz şarap (tatlı olmasın)
1/2 bağ Maydanoz
1/2 bağ taze Kişniş
1 Limon
Karabiber

Ilk yazmam gereken, yemeğe çok az veya hiç tuz koymamak gerekiyor. Midyeler ve kullandığımız sucuk sayesinde tuza gerek yok, ama yinede servis yapmadan evvel tadına bakıp tuz ilave edebilirsiniz. Soğanları ve sucukları doğrayıp, derin bir tencerede, zeytinyağında hafif kavurun. Midyeleri bol suda yıkayıp, doğranmış domatesleri, kabukları soyulmamıs, bütün vaziyette olarak sarmısakları, ince doğranmış chili biberini, defne yaprağını, beyaz şarabı, toz kırmızı biberi, karabiberi, kabuğu soyulmuş ve dilimlenmiş limonu, tencereye ilave edip, tencerenin kapağını kapatıp, tahmini 15-20 dakika pişmeye bırakın. Midyelerin kabukları açılmış ise yemek pişmiştir. 1/2 demet taze kişniş ve maydanozu ince ince doğrayıp yemeğin üstüne gezdirip servisinizi yapabilirsiniz.

Haydi buyrun sofraya, yemekler hazır
Soframız.de -Özgül’ün Sofrası

Güzel bir hafta sonu – Zürih ve Rheinfall şelalesi

Geçen hafta firmamızın ana merkezi Zürih’e davetliydik. Hepimiz için heyecanlı bir gündü. Her nekadar sağanak bir yağmur altında, sabah 7’de Zürih havaalanına inip ve günün bu yağmur altında nasıl geçeceğini karamsar bir sekilde düsünürken, hava birden yüzünü güldürdü ve havaalanından çıkıp otobüslere binerken, nefis bir bahardan kalma hava ile karsı karsıya geldik. Heyecanlı ve değisik duygular altında basladı gezimiz. Senelerce mailler yazarak, telefonlarla konusarak irtibat halinde bulunduğumuz ama yüzlerini hiç görmediğimiz, is arkadaslarımız ile karsılasmak çok heyecanlıydı.

Rheinfall4

Gezimizin ilk durağı Zürih yakınlarında bulunan, Avrupa’nın en büyük selalesi olan Rheinfall’i gezmek ile basladı. Rheinfall/Rhyfall Kanton Schaffhausen ve Kanton Zürih arasında bulunuyor. Wikipedia’dan aldığım bilgilere göre, en uygun sartlarda 23 m yüksekliğinde ve 150 m genisliğindeki kayalardan saniyede 700 metreküp su akıyormus. En fazla akım 1965 senesinde saniyede 1250 metreküp ve en az akımda 1921 senesinde saniyede 95 metreküp olarak ölçülmüs.

Rehinfall6

282 adet basamağı inerek, etrafın tabiat güzelliğini ve hayran bakıslarla, ağzımız açık olarak hangi tarafa bakacağımızı neye hayranlık duyacağımızı ve dünyamızın ne kadar güzelliklere sahip olduğunu,yasamanın ne kadar güzel olduğunu düsünerek, bu resimleri çektim.

282 basamağı inmek etrafı seyretmek çok güzeldi, ama birde 282 basamağı geri çıkıs vardı ki, hepimizin dermanı yarı yollarda tükendi. Dönüsteki o yorgunluktan sonra, yine otobüslerimize bindik ve ver elini Zürih

Reinfall9

Yazımın basında da bahsettim, inanın ki Kasım ayında böyle bir bahar havası ile karsılasmak bizler için tam bir sürpriz oldu. Zürih’te, Altstadt’ı (turistik eski zürih sokakları ve alısveris merkezi) gezdik. Ayaklarımıza kara sular indi desem yeri var, ama o güzellikler karsısında ayaklarımızın yorgunluğunu düsünmeye vakit kalmadı tabi ki.

Rheinfall16

Nefis bir Wallis usulu Käse Fondue (eritilmis, iki çesit peynirden yapılan, Isviçere’ye ait bir yemek) yedikten sonra, Zürih gölünde gemi ile gezintimiz, günün güzelliğine bir kat güzellik daha kattı.

Rheinfall27

Geri dönüs için uçakta yerlerimizi aldıktan sonra, ne kadar güzel ve ne kadar yorucu bir gün geçirdiğimizi düsünerek mahmur bir vaziyette Köln’e döndük.

Resimlerin devamını Gallery’de görebilirsiniz.

Bir Şey Değişir Herşey Değişir

Bugün sizlere bir yardım için daha çağırıda bulunacağım.

Geçen gün Muzi’s Kitchen ‚den geldi bu yardım çağırısı. Kendisi de Sitesinde bu kampanyayı destekliyor. „Bir Şey Değişir Herşey Değişir“ başlığı altında TOCEV tarafindan açılan bu kampanya ile yavrularımıza (Yavrularımız çünkü bütün dünyada yaşıyan yavrular bizlerin yavruları) birer Bot ve birer Mont alınabilmesi sağlanıcak. Daha geniş bilgileri Muzi’s Kitchen ve www.tocev.org.tr sitelerinden alabilirsiniz.

Kiwi’li Süt likörü

Epey oldu Zuhal’ın bana bu tarifi verdiği. Araya izin, seyahat girdi. Tarifler sıraya kondu ve bugün sizlerle Zuhal’in kendi sitesinde de hepimizle paylaştığı süt likörü tarifine sıra geldi.

Ilk Zuhal tarifi yolladığında, inanın ki hiç tahmin etmedim böyle güzel bir lezzetin ortaya çıkacağını. Süt var içinde çünkü, düşündüm süt bozulmaz mı alkolle karışınca diye. Neyse, çok uzun yazmıyayım, eğer sizde benim gibi inanamıyorsanız nasıl güzel bir lezzetin ortaya çıktığına, gelin benimle ve Zuhal’le beraber bu tarifi deneyin.

Ben çok az bir değişiklik yaptım, Zuhal’cim likörün içine Kiwi koydum, nefis oldu. Sanırım Kiwi’den ayrı diğer mevsimlik meyvalarlada şahane bir uyum sağlar.

Tarif için Zuhal’e buradan tekrar teşekkür ederim.

kiwili süt likörü

1/2 litre (pastörize) Süt
300g Toz şeker
150 ml Alkol
1 Paket vanilya sekeri
1/2 Limon suyu ve kabuğunun rendesi
2 Kiwi

Limonu rendeleyin. Kiwilerin kabuklarını soyup, çok ufak parçalar halinde kesin. Bütün malzemeleri bir cam kavanoza yerleştirip buzdolabına kaldırın. Hergün karıştırın, bir kaç gün sonra likörünüz olmuştur. Ben hiç süzmedim likörü, içindeki Kiwi taneleri ve rendelenmiş limon kabuğu ile nefis bir tad ortaya çıktığını bilhassa belirtmek isterim.

Soframız-Özgül’ün Sofrası

Kırmızı soğanlı, kuru erikli, kestaneli, güveçte kuşbası sote

6 kırmızı Soğan
3-4 diş Sarmısak
300 g kuru Erik veya kuru üzüm
500 g Sığırkuşbaşı
500 g Kestane
1 YK Domates salçası
1/2 limonun suyu
Tuz, karabiber
1 TK şeker
2 TK Akdenız baharatları karışımı
200 ml kırmızı Şarap (tatlı olmasın)
Su
Zeytinyağı

Soğanları iri olarak doğrayın. Sarmısakların kabuklarını soyun. Kestaneleri fırında veya tavada, üstlerini cizip, pişirip, kabuklarını soyup, soğumaya bırakın. Bütün malzemeleri, kestaneler hariç olmak üzere, bir güvece koyup karıştırın. Şarap ve yemeğin üstünü kapatıcak kadar su ilave edin. Tahmini 1,5 saat 200° ısıdaki fırında, güvecin kapağı kapalı olarak pişirin. 1-1,5 saat sonra kabukları soyulmuş kestaneleri ilave edip, yemeği karıştırıp tekrardan 1 saat kadar aynı ısıda pişirin.

Haydi buyrun sofraya yemekler hazır
Soframız-Özgül’ün Sofrası

« Ältere Beiträge Neuere Beiträge »

© 2026 Soframiz.de

Theme von Anders NorénHoch ↑