
- Limon
- Iri deniz tuzu
- Limon suyu ve su
©2005-2007; metnin ve fotoğrafın her hakkı saklıdır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden hiç bir yerde kullanilamaz.
hadi sofraya! yemekler hazir...

©2005-2007; metnin ve fotoğrafın her hakkı saklıdır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden hiç bir yerde kullanilamaz.
Jamie Oliver’in Italyan yemekleri kitabını bana hediye ettikleri zaman, ilk dikkatimi çeken tarif, Toskana usulü domates çorbası oldu. Ne zamandan beri domates çorbası yapmak istiyordum. Bu tarifin tam bana göre ve bizlerin damak tadına uygun olduğuna, kullanılan malzemeleri okuyunca karar verdim. Italyan yemeklerini ve bilhassa Toskana bölgesinin tariflerini, bizlerin, memleketimizin tariflerine benzemesinden dolayı, daima beğenmis ve denemişimdir.
Jamie Oliver’de benim gibi Italyan yemeklerini denemesini ve pişirmesini sever, bu kitabını yazmak için bilhassa Toskana bölgesine bir seyahat yapıp, orada yaşıyan halk ile kaynaşarak, Manastır da, yol kenarın da, pazar yerin de, sahil de ve köy evlerin de yemekleri pişirip, deneyip hazırlamış. Ben kitabı çok beğendim. Kitabın da şöyle demis bu tarif için Jamie Oliver: „Bu çorbayı düşündüğüm zaman dahi ağzımdan sular akar, taze domates yok ise konserve domates kullanabilirsiniz ve sadece 20 dakika zaman alıyor„ Ben denedim ve hakikaten doğru çok kısa zaman da yapılıyor ama sizlere tavsiyem benim gibi taze domates kullanın, konserve domatesin değişik bir tadı oluyor.

Eğer minik domateslerden kullanırsanız, domatesleri delin, büyük domateslerden kullanırsanız ufak ufak doğrayın (tavsiyem minik domatesler). Sarımsağı rendeleyin. Feslehenleri ince ince doğrayın. Bir derin tencereye, domatesleri, fesleheni ve rendelenmiş sarımsağı yerleştirip, üstlerine zeytinyağı, tuz ve karabiber gezdirip aradabir karıştırarak kavurun. Domatesler kavrulup iyice sularını bırakınca, istediğiniz koyulukta olana kadar su ilave edip 10 – 15 dakika orta ısıda kaynamaya bırakın. Servis yapmadan evvel ben el mixer ile çorbayı püre haline getirdim, isterseniz mixer ile çekmeden de servis yapabilirsiniz. Çorbayı, bayat ekmek, biraz zeytinyağı ve bir kaç dal ince doğranmış feslehen ile süsleyerek servisinizi yapın. Jamie Oliver tarifin de domatesleri önce fırın da 200° ısı da pişirip daha sonra tencere de çorbanın pişme işlemini tamamlamış. Ayrıca taze domatesten ayrı konserve domates kullanmış. Ben daha pratik yola gidip, fırın işlemini ortadan kaldırıp, tencere de pişirdim. Konserve domates hiç kullanmadım, isterseniz tarife göre 2 kutu her biri 400 gr. konserve domates kullanabilirsiniz. Çorbanın en mühim özelliği minik domatesler ile yapılması. Lezzet bakımından minik domatesler büyük domateslerden daha farklı.
Haydi buyrun sofraya, yemekler hazır. Soframız.de –Özgül’ün Sofrası
©2005-2007; metnin ve fotoğrafın her hakkı saklıdır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden hiç bir yerde kullanilamaz.
Geçenler de markette, Türkiye’den şekerpare kayısı gelmiş olduğunu görünce, sanırım sevincimi tahmin edersiniz. Tabi hemen alışveriş arabasına yerleştirildi. Eve gelince hemen yıkandı ve meyve tabağına yerleştirildi ve kısa bir süre içinde boş tabak yıkanmaya götürüldü. O kadar lezzetliydi ki, ne reçel yapmaya fırsat kaldı ne de masa da ikrama hazır bekletmeye. Tabi ertesi gün yeniden kayısı alındı, aklım çünkü kayısı reçelin de. Beni tanıyan arkadaşlarım bilirler, reçellerime değişik tadlar karıştırmayı ve denemeyi severim, hiç te pişman olmam. Bu sefer kayısının o kendine has tadını ve kokusunu bozmak istemedim ve hiç başka bir tat ilave etmeden kayısı reçelimi yaptım. Ben reçelleri nedense peynir ile yemesini çok severim, nadiren ekmek üzerine sürüp yerim, ne tesadüf reçel yapılıp dolaba kaldırıldıktan sonra, devletlerin yemek kültürleri hakkında bir filim seyrediyordum, filim de Fransızların reçelleri ve reçelleri nasıl sundukları ve nasıl yediklerini gösteriyordu. Aynı benim yemekten sonra yediğim gibi, peynir ile servis yapıldığını gördüm ne kadar hoşuma gitti. Her çeşit reçel değişik bir peynir çeşidi ile servis yapılıyor. Hakikaten de her peynir çeşidine her çeşit reçel uymuyor. Benim en çok beğendiğim kayısı reçeli ve Gongonzola peyniri (küflü Italyan peyniri).

Kayısıların çekirdeklerini çıkartıp ufak ufak doğrayın. Doğranmış kayısıları bir tencereye koyup üstüne şekerini dökün. Ben reçeli kaynatmaya başlamadan evvel, meyvelerin üstüne şekerini döküp, en az 1 saat bekletiyorum. Şeker ile karışan meyveler sulanmaya başlıyor. Kayısıları en az 1 saat beklettikten sonra üstüne 1/2 limonun suyunu gezdirip, orta ısı da en az 30 dakika karıştırarak kaynatın. Cam kavonozlara geçirip soğumaya bırakın.
Ben ayrıca 1,5 kg kayısı, 500 gr. kahverengi şeker ve 1/2 limonun suyu ile de denedim, normal şeker ile yaptığım reçelden çok daha güzel oldu. Tavsiyem muhakkak kahverengi şeker ile denemeniz.
Haydi buyrun sofraya, yemekler hazır.
Soframız.de –Özgül’ün Sofrası
©2005-2007; metnin ve fotoğrafın her hakkı saklıdır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden hiç bir yerde kullanilamaz.
Sitem de daha önceden verdiğim bir domates reçeli tarifi var ama kendim denememiştim, kendi yaptığım hazırladığım bir reçel değildi. Portekiz’li arkadaşımın annesinin yaptığı domates reçelini koymuştum siteme hatırlarsanız. Nihayet ben de denedim. Zor olacağını tahmin etmiştim, tam tersine çok lezzetli bir reçel oldu. Şimdi tam zamanı domateslerin bol ve lezzetli olduğu bu mevsim de denemenizi tavsiye ederim.


Geçen hafta Köln’de nefis bir yaz havası vardı. Her hafta sonu olduğu gibi bahçemize gittik, hem biraz dinlenmek, hem biraz bahçemize bakım yapmak ve en önemlisi de, her ne kadar bu sene birşeyler ekmemiş olsam bile, her sene yetişen meyva veren böğürtlenleri toplamaktı maksadım. Bol bol topladım böğürtlenlerden, ellerimi kollarımı dikenleri her ne kadar çizdilerse de, topladım. Hem topladım, hem de bol bol yedim. Nedense toplarken yediğim böğürtlenler ile beklemiş olan böğürtlenler arasında büyük fark var lezzet bakımından. Bu sene likörden ayrı reçelini yapmaya karar vermiştim. Bır kısmı da dondurucuya kaldırıldı. Şimdi bütün düşüncem böğürtlenler ile hangi meyvayı birleştirmekti. Aklıma frenk üzümü geldi, dolapta duruyor bana bakıyordu. Ben frenk üzümünün üstüne şeker serpip biraz bekletir ve öyle yerim, nefis bir tadı oluyor. Ikinci düşüncem, iki meyve de çekirdekli, minik minik çekirdekleri var, yerken değil ama reçel için de pek güzel olmıyacağına emindim. En güzel yapılacak işlem, elekten geçirmekti, ben de elekten geçirerek reçelimi yaptım, biraz uğraştırdı ama sonuç beni hiç mahcup etmedi.


Meyvaları yıkayıp, saplarından ayırıp, bir tencere de hafif kaynatın. Meyvalar sulanmaya başlayınca, ocaktan çekip, el mixeri ile iyice ezin ve bir ince süzgeçten geçirin. Çekirdeklerinden ayrılmış meyvaların suyuna şeker, limon suyu ve vanilya çubuğunu ilave edip, orta ısı da, karıştırarak yavaş yavaş reçeli tahmini 20-30 dakika kadar kaynatıp, temiz kavonozlara geçirip soğumaya bırakın.
© 2026 Soframiz.de
Theme von Anders Norén — Hoch ↑
Neueste Kommentare